17 Ağustos 2010 Salı

12 Eylül mağdurları konuşuyor: Necati Abay: Ne 'Evet' ne 'Hayır', Boykot

Abay: Ne 'Evet' ne 'Hayır', boykot

12 Eylül'de, 400 gazeteciye 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 3 gazeteci öldürüldü, 300'ü saldırıya uğradı. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı, 39 ton gazete ve dergi imha edildi. Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay'a soruyoruz: Evet mi, hayır mı, boykot mu?


İSMİNAZ ERGÜN- "Bir ay boyunca Filistin askısı, haya burma, cop ve elle cinsel taciz de dahil çeşitli işkence biçimlerine maruz kaldım. Politik kimliğimi ve onurumu teslim etmemi istediler. Reddettim." Bu sözler, 12 Eylül mağduru Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay'a ait. Abay, ETHA'ya konuştu, anayasa referandumunda takınacağı tutumu açıkladı.

GAYRETTEPE İŞKENCEHANESİ'NDE 1 AY
12 Eylül'de, 400 gazeteci hakkında 4 bin yıla yakın hapis istemiyle dava açıldı, toplam 3 bin 315 yıl 6 ay hapis cezası verildi. 3 gazeteci öldürüldü, 300'ü saldırıya uğradı. Gazeteler 300 gün yayın yapamadı, 39 ton gazete ve dergi imha edildi. Askeri darbe gazeteleri, gazetecileri ve düşünce özgürlüğünü böyle prangaya vurdu.

12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 30 yıl geçti. Türkiye, şimdi '80 darbesinin 30. yılında AKP'nin anayasa değişikliği paketini oylamaya hazırlanıyor. Kimisi 'evet' diyor, kimisi 'hayır', kimisi 'boykot'. ETHA, bu kez 12 Eylül mağduru bir gazeteciye anayasa değişikliği referandumunu soruyor: Evet mi? Hayır mı? Boykot mu?

İŞKENCEDE CİNAYETE TANIKLIK ETTİ
Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma Platformu Sözcüsü Necati Abay, eşi Leyla Abay ile birlikte 1984 Eylül'ünde İstanbul'daki evinden gözaltına alınır. Böylece Abay için 1 aylık gözaltı maratonu başlar. Abay, suçlamaları kabul etmesi için işkencelerden geçirilir. Her sorguda aynı muameleyle karşılaşır; Filistin Askısı, haya burma, cop ve elle cinsel taciz ve daha nice işkence çeşitleri...

Ama Abay sadece bir mağdur değil, aynı zamanda tanık. Zira gözaltında Hakkı Erdoğan adlı devrimcinin işkence ile ölümüne tanık olur. "Gayrettepe işkencehanesi"ne geçtikten sonra tutuklanarak Metris Cezaevi'ne gönderilen TGDP sözcüsü, maruz kaldığı işkencelerle ilgili "politik kimliğimi ve onurumu işkencecilere teslim etmem istendi. Reddettim" diyor.

ÖZÜNDÜ BİR DEĞİŞİKLİK YOK
Abay, darbenin amacının işçi sınıfı ve ezilenlerin özgürlük mücadelesini boğmak olduğunu belirtiyor, "12 Eylül aynı zamanda söz, eylem ve örgütlenme özgürlüğüne, düşünce ve ifade özgürlüğüne, halkın haber alma özgürlüğüne karşı örgütlenen bir darbedir" diyor. Necati Abay, 12 Eylül döneminde çok sayıda gazetecinin tutuklandığını, işkence tezgahlarından geçirildiğini ve gazetelerin yakıldığını hatırlatıyor.

Askeri darbenin ürünü olan anayasanın, 12 Eylül'de referanduma sunulacak olmasının tarihin ironisi olduğunu belirten Abay, halkın "Evet" ve "Hayır" ikilemi dayatması altına alındığını kaydediyor. Necati Abay, referandumda oylanacak AKP değişiklik paketinin anayasasının özünde bir değişiklik yapmadığını söylüyor ve ekliyor: "Sadıktan evet oyu çıkarsa tabi."

'EVET' DE, 'HAYIR' DA ÇIKSA AYNI
'Evet' ve 'Hayır' oylarının bir birinden farklı olmadığını söyleyen Abay, konuşmasını şöyle sürdürüyor: "'Evet' oyunun çıkması, 12 Eylül karşıtı mücadelenin ötelenmesine neden olacak. 'Hayır' seçeneği ise statükocu güçlerin 12 Eylül anayasasına dört elle sarılmasının ifadesidir. 'Evet' ve 'Hayır' oyları, 12 Eylül anayasasının daha da pekiştirilmesi anlamı taşımaktadır."

İkisinin de halkın seçeneği olamadığını dile getiren Tutuklu Gazetecilerle Dayanışma PLatformu Sözcüsü Abay, "12 Eylül günü sandıktan 'Evet' de çıksa, 'Hayır' da çıksa, biz işçi ve emekçiler için bir değişiklik olmayacak. 12 Eylül anayasası ile yönetilmeye devam edeceğiz. Dolayısıyla bu referandum meşru bir referandum değil. Tavrımız, bu referandumu boykot etmek olmalıdır" diyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme